Havayı egsoz dumanından temizleyen beton

5 08 2008

Hollanda’da Twente Teknik Üniversitesi tarafından yola döşendiğinde havayı egzoz gazlarından temizleyebilen özel bir beton üretildi.Yapısında titaandioxide bulunan özel beton, egzoz gazında bulunan zararlı maddeleri güneş ışığı yardımıyla emerek zararsız hale dönüştürüyor. Dönüştürdüğü bu maddelerle kirlenen beton ise yağmur suyu ile kolayca yıkanarak tekrar temiz hale geliyor.Havayı egzoz gazlarından temizleyen özel betonun bu yıl Hengelo Belediyesi ve üniversitenin işbirliğiyle Hengelo kentinde caddelere yerleştirileceği ve bir yıl süreyle deneneceği bildirildi.





Almanlardan kurşun geçirmez sütyen

5 08 2008

Alman polis teşkilatında cephede görevli 3000 kadın polis, artık bütün tehlikelere korkusuzca göğüs gerebilecek. Çünkü artık onların kurşun geçirmez sütyenleri var!

Standart bir kurşun geçirmez yelek giyen polis memureleri, yine de yelek isabet aldığında darbenin şiddetiyle parçalanan sütyenin içindeki metal ve plastik parçalar nedeniyle ciddi şekilde yaralanabiliyor. Yeni sütyenler ise pamuk, polyester ve likra karışımı tek parça dokumadan oluşuyor ve içlerinde  koruyucu görev üstlenen yastıkçıklar bulunuyor.





Çinliler ufo yaptı!

5 08 2008

Çin’de faaliyet gösteren bir havacılık firması, havada durabilen ve uzaktan kontrol edilebilen UFO (Unidentified Flying Object) görünümlü bir hava aracı geliştirdi.
Ankara – Xinhua ajansının bildirdiğine göre, 1,2 metre çapındaki insansız hava aracı, dikey kalkış ve iniş yapabiliyor, bin metre irtifaya kadar yükselip havada asılı durabiliyor.Pervaneli bir motorla yol alan ve uzaktan kumandayla ya da önceden belirlenen bir rotada uçabilen araç, saatte 80 km hıza ulaşabiliyor.

Havadan görüntüleme, jeolojik araştırma ve acil aydınlatma için tasarlanan hava aracını geliştirmek için 12 yıl sarf eden Harbin Smart Aerocraft Ltd., ilk prototip için 4,1 milyon dolar kadar harcama yaptı.





Piza Kulesi halen eğiliyor mu?

5 08 2008

İtalya’nın Toscana bölgesindeki Pisa kentinde bulunan ünlü Piza Kulesindeki eğim artışı sorunu sona erdi. Ünlü kulenin eğiminin giderek artması neticesinde yıkılma korkusu duyulmasının ardından 1990’da yapılan teknik müdahale 18 yıl sonra olumlu sonuç verdi.

Piza Kulesini kurtarmaya yönelik teknik çalışmalara rehberlik etmiş olan Torino Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Michele Jamiolkowski, teknik müdahalenin olumlu sonuç verdiğinin artık iyice netleştiğini açıkladı.

Prof. Jamiolkowski, Corriere della Sera gazetesinde yayımlanan demecinde, 1700’lü yıllardan bu yana Piza Kulesindeki eğim meselesinde ilk kez tam bir duraksama olduğunu belirterek, “Kuledeki eğim değişikliği durdu. Öngörülerimiz gerçekleşti. Artık en az 300 yıl rahatız” dedi.

Eğikliğiyle ünlü Piza Kulesinde güneye doğru eğilimin giderek artması, 1990’da teknik müdahaleyi zorunlu kılmıştı. 1993’de kulenin eğikliği, 4,47 metreyle rekor düzeye ulaşmıştı. Kulenin kuzey kaidesinin altına toplam 599 ton ağırlığındaki 94 karşı ağırlığın yerleştirilmesiyle eğimin 2001 yılında 4,10 metreye düşmesi sağlanmıştı.Jamiolkowski’nin açıklamasına göre Piza Kulesinde artık 3,99 metreye inmiş olan eğim, sabitlik kazanmış bulunuyor.





Gökdelenler

4 08 2008

Dünyanın Şu an ki En Büyük 30 Gökdeleni

Verilen Bilgiler (Adı Ülke, Şehir ,Yapılış Tarihi, Yükseklik, Kat Sayısı) şeklindedir.

Taipei 101 Tayvan Taipei 2004 509 m 101
 Petronas Kuleleri Malezya ıstanbul
1998 452 m 88
 Sears Kulesi ABD Chicago 1974 442 m 110
 Jin Mao Kulesi Çin Şanghay 1998 421 m 88
 2 Uluslararası Finans Merkezi Çin Şanghay 2003 415 m 88
 CITIC Plaza Çin Gua
ngzhou 1997 391 m 80
 Shun Hing Square Çin Shenzhen 1996 384 m 69
 Empire State Binası ABD New York City 1931 381 m 102
 Central Plaza Çin Hong Kong 1992 374 m 78
 Çin Bankası Kulesi Çin Hong Kong 1990 367 m 70
 Emirates Kuleleri Birleşik Arap Emirlikleri Dubai 2000 355 m 54
 Tuntex Sky Kulesi Tayvan Kaohsiung 1997 348 m 85
 Aon Merkezi ABD Chicago 1973 346 m 83
 The Center Çin Hong Kong
1998 346 m 73
 John Hancock Center ABD Chicago 1969 344 m 100
 Shimao Uluslararası Plaza Çin Şanghay 2006 333 m 60
 Minsheng Bankası Binası Çin Wuhan 2006 331 m 68
 Ryugyong Hotel Kuzey Kore Pyongyang 1992 330 m 105
 Q1 Tower Avusturalya Altın Ada 2005 323 m 78
 Burj Al Arab Birleşik Arap Emirlikleri Dubai 1999 321 m 60
 Chrysler Binası ABD New York City 1930 319 m 60
 Nina Tower I Çin Hong Kong 2006 319 m 80
 Amerikan Bankası Binası ABD Atlanta 1992 312 m 55
 US Bank Tower ABD Los Angeles 1989 310 m 73
 Menara Telekom Malezya Kuala Lumpur 2001 310 m 55
 Jumeirah Emirates Towers Hotel Birleşik Arap Emirlikleri Dubai 2000 309 m 56
 AT&T Şirket Merkezi ABD Chicago 1989 307 m 60
 JPMorganChase Tower ABD
Houston 1982 305 m 75
 Baiyoke Kulesi II Tayland Bangkok 1997 304 m 85
 Two Prudential Plaza ABD Chicago 1990 303 m 64





Oksijen gazının elde edilme yöntemleri

4 08 2008
  • Suyun elektrolizinden yararlanılarak elde edilir. Az miktarda baz veya asit ilave edilmiş saf su elektroliz edilirse, anotta, çok saf oksijen elde edilir.
  • Laboratuarda, potasyum kloratın, mangandioksit ile tepkimesinden elde edilir.
  • Potasyum permanganat ile hidrojen peroksit, asitli ortamda oksijen verir.
  • Endüstride, havadan elde edilir. Sıvı havanın fraksiyonlu destilasyonunda önce azot buharlaşır, geriye %99,5 saflıkta oksijen kalır.
  • Yine endüstride, çok saf oksijen, baryum peroksid’in 800 °C ye kadar ısıtılmasında elde edilir.

Oksijen kimyada O sembolü ile gösterilir. Atom numarası 8 olan oksijenin doğada kütle numaraları toplamı 16′dır (%99,76), 17 (%4) ve 18 (%0,20) olan üç izotopu vardır. Oksijenin atom ağırlığı 16 olarak kabul edilir. Kütle numaraları 14, 15 ve 19 olan izotopları radyoaktiftir. Fakat bu radyoaktiflerin ömrü oldukça kısadır. Oksijenin çekirdeğinde 8 proton bulunmaktadır. Kimyasal tepkimelerin hemen hemen hepsinde iki elektron alarak eksi hale geçer. Oksijen normal sıcaklıkta pasiftir; yüksek sıcaklıkta aktiftir.

Oksijenin sudaki çözünürlüğü 0 °C’de 14,6 mg/L’dir. Oksijenin kritik sıcaklığı –118,8 °C’dır. Oksijen, bu sıcaklığın üzerinde sıvılaşamaz. Yani sadece basınç ile sıvılaştırılmaz. Oksijenin kritik basıncı 49,7 atmosferdir. Bir atmosfer basınçtaki ergime noktası –218,8 °C ve kaynama noktası –183 °C dır. Belirli bir miktardaki oksijen, katı ve sıvı hallerinin her ikisinde de açık mavi ve şeffaftır. Sıvı oksijen, kuvvetli bir magnetiktir. Şayet sıvı oksijenin bir atmosfer basıncındaki bir hacmi, normal şartlar altında (760 mm Hg ve 20 °C) buharlaştırılırsa, buharın hacmi sıvı hacminin 860 misli olur. Katı oksijenin yoğunluğu –252,5 °C de 1,426 g/cm³’tür. Metallerin çok azı, sıvı halde iken oksijen absorblar (emerler). Absorblanan bu oksijen metal katılaşırken tekrar metali terk eder.





Piramitler hakkında ortaya konulan teoriler

3 08 2008

Büyük piramitin gizli bilgiler barındırması, ilk olarak Napolyon ordularının Mısır’ı işgali sırasında Fransız mühendislerinin çalışmalarıyla ciddiye alınmıştır. Bu mühendisler piramiti bir triangülasyon noktası olarak kullanmaya kalktıklarında, dört kenarının dört ana yöne dönük olduğunu ve boylam dairesinin de tam piramitin doruğundan geçtiğini fark etmişlerdir. Doruktan geçen diagonal çizgiler kuzeye doğru uzatıldığında Nil Deltası’nı iki eşit parçaya bölmektedir. Taban köşegenlerinin kesiştiği noktadan kuzeye uzatılacak bir doğru, kuzey kutbunun yalnızca dört mil uzağından geçmektedir (ki piramidin yapımından bu yana geçen uzun süre içinde kutup noktasının yer değiştirmiş olması da mümkündür.)

Bugünün uzunluk ölçüsü olan metrik sistemin birimi metredir. Yani kutuptan ekvatora kadarki meridyen uzunluğunun on milyonda biridir. Bu ölçü Fransızlar tarafından, Mısır işgalinden kısa süre önce ortaya çıkarılmıştır. Piramitin ölçüsü olarak kullanılan kübit ise, eski Mısırlıların kullandığı ölçüdür ve Fransızlann biriminden binlerce yıl önce bulunmuş bir birimdir. Bir kübit’in uzunluğu bir metreye çok yakın olmakla birlikte, metreden daha dakik bir birimdir. Çünkü bu ölçü herhangi bir meridyen çevresine değil, kutup ekseninin uzunluğuna göre hesaplanmıştır. Meridyen uzunlukları, dünya çevresine göre değişebilmektedir.

Büyük Piramit’in Mısır kübit’ine göre alınmış bazı ölçüleri, yerküre hakkında, dünyanın güneş sistemindeki yeri hakkında, sonradan, unutulup modern çağda yeniden keşfedilmiş bir hayli bilginin var olduğunu göstermektedir. Bu bilgiler ancak matematik olarak ifade edilebilmektedir. Piramitin çevresi, bir yıl içindeki gün sayısını (365.24) göstermektedir. Bu çevrenin iki katı, Ekvator’da bir boylam derecesinin bir dakikasına eşittir. Eğik kenar üzerinden, tabandan doruğa kadar olan uzunluk, bir paralel derecesinin altıyüzde biridir. Çevreyi yüksekliğin iki katına böldüğümüz zaman, (pi) sayısı olan 3.1416′yı bulmaktayız (Bu rakam, eski Yunanlılann bulduğu pi sayısından, yani 3.1428′den çok daha gerçektir).

Piramitin ağırlığı 10 üzeri 15‘le çarpıldığında, dünyanın yaklaşık ağırlığını vermektedir. Dünyanın kutup ekseni, doğrultusunu günden güne değiştirmekte ve böylelikle her 2,200 yılda güneşin arkasına yeni bir burcun gelmesine olanak vermektedir. ilk durumuna ancak 25.827 yıl sonra varmaktadır. Bu sayı da, 25.826.6 olarak piramitte ortaya çıkmaktadır. Bu sayıyı veren, taban köşegenlerinin toplamıdır. Büyük piramitin içinde Firavun odasının boyutları, iki temel Pisagor üçgeninin eşidir: 2.5:3. ve 3.4.5. Oysa piramit, Pisagor’dan binlerce yıl önce yapılmıştır. Bu verilen ölçülerin, piramitin ölçü rastlantılarından yalnızca küçük bir kısmıdır. Yapımında sadece 4000 kişi çalışmıştır. Piramitlerde radar gibi cihazların çalışmadığı, arkeleogların bu yüzden hala birçok odayı bulamadığı bilinmektedir.





Arama motorları

3 08 2008

Arama motoru, İnternet üzerinde bulunan içeriği aramak için kullanılan bir mekanizmadır. Üç bileşenden oluşur: web robotu, arama indeksi ve kullanıcı arabirimi.

Robot internet üzerinde bulunan web sitelerini, sitelerin birbirlerine verdiği bağlantıları kullanarak otomatik olarak gezer ve bu sayfa içeriklerini saklar. Bu içerik daha sonra indekslenerek hızlı bir şekilde aranabilir hale getirilir. Kullanıcı arabirimi ise bu oluşturulan indeksin aranmasını sağlar.

Bazı Arama Motorlarına site sahipleri, sitelerinin var olduğunu bunlara kayıt yaparak bildiriler. Bu işlem, sitelerin arama motorlarında daha kolay bulunmasını ve indekslenmesini sağlar. Bunlara ek olarak Internet’te milyonlarca Web sayfası içinde aradığınız bir bilgiyi bulmanın zor olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Bu işlemi kolaylaştırmak için çok hızlı ve çok yüksek kapasiteli sunucularla Web sayfalarındaki metinleri endeksleyen servisler (Web siteleri) bulunur. Bunların arama dizini (directory), arama motoru (search engine) veya metasearch gibi farklı türleri olabilir.Arama dizini bilgileri kategoriler halinde sıralar, seçme bilgiler vardır, site sahiplerinin gönderdiği özet bilgi içinde arama yapılır. Arama motoru aradığınız sözcükleri içermesi koşuluyla her tür siteyi karşınıza getirir. Metasearch, birden fazla arama motorunda arama yapan sitelere verilen addır. Bu arama sayfalarında, Arama (Search) satırına istediğiniz bilgileri bulmakta kullanacağınız kilit sözcükleri girerek Search (Ara) düğmesine tıklarsınız; bu sözcüklerin geçtiği Web sitelerinin adresleri liste halinde ekrana gelir. Ancak bu arama motorları da karşınıza bu sözcüklerin geçtiği binlerce sayfa getirebilir.

Söylenmesi gereken tek birşey var.O da arama motorlarının hayatımızı kolaylaştırdığıdır.Ama arama motorları arasındaki rekabet kötü sonuçlar doğuracağı kesin…





Mars suyu…

2 08 2008

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’dan yapılan açıklamada, Arizona Üniversitesi’nden bilim adamı William Boynton, Mars’ta su olduğunu söyledi. Boynton, daha önce de Mars Odyssey aracıyla elde edilen gözlemlerin ve geçen ay Phoenix tarafından gözlenen kaybolan kütlelerin buz olduğuna ilişkin kanıtlar verdiğini belirterek, “Ancak ilk kez Mars’ın suyuna dokunup tattık” ifadesiyle de elde edilen bulguların önemine vurgu yaptı.

 

Bilimadamları, kimyasal testlerin Mars’ın kuzey kutbu yakınında buzun mevcut olduğunu doğruladı. Şimdiye kadar Mars’ta buz olduğuna ilişkin iddialar ikincil derecedendi.

NASA, Phoenix’in Mars’taki görev süresini 2 ay daha uzattığını açıkladı…





En büyük plazma ..!

2 08 2008

   Las Vegas teknoloji fuarındaki en ilgi çeken yenilik, izleyenlerin her şeyi gerçek boyutlarında görebildikleri Panasonic şirketinin 150 inç (3,73 m) genişliğindeki dünyanın en büyük plazma televizyonu oldu.
            
Yaklaşık 2 metreye yakın yüksekliğiyle, en az 1 metre uzaktan izlenmesi gereken dev televizyonun, birçok oturma odası için uygun olmasa da yaklaşık 100 bin YTL’yi aşkın fiyatına rağmen tüm dünyada büyük ilgi görmesi bekleniyor.Japonlar ilk defa bir teknoloji harikasını büyüttü.:))